Fener Kalamış Cad. Belvü Apt. No: 75
K: 1 D:2 Kadıköy / İstanbul / Türkiye
Yol Tarifi Alın!                     

Amaç: Psikiyatrik tedavideki gelişmeler psikiyatrik tanı konmuş olan kadınların sosyal yaşamda daha etkin olabilmelerine imkan tanımıştır. Daha fazla sayıda psikiyatrik tanı konmuş kadın anne oldukça yada anne olmayı istedikçe, psikotropik ilaçların kullanımı güncel bir konu haline gelmiştir. Gebeliklerin yarısı istenmeyen gebeliklerdir. Ancak bu esnada ilaç kullanımının aniden bırakılması devam eden bir psikiyatrik hastalığın nüksederek gebe kadınların bu dönemde tekrar ilaç kullanmasını gerektirebilmektedir. Bu çalışmada, psikiyatrik hastalıkları olan kadınlardan istenmeyen gebelik yaşayanlar ile isteyerek gebe kalanlar sosyo-demografik özelliklerine, olası perinatal komplikasyonları ile hastaneye yatma oranlarına göre karşılaştırılıp değerlendirilmiştir.

Yöntem: Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ileriye yönelik bir araştırma yapılmıştır. Örneklem DSM-IV kriterlerine göre değerlendirilen ve psikoz, bipolar bozukluk yada tek kutuplu depresyondan ötürü hastaneye yatma geçmişi olan 100 gebe kadından oluşmaktadır. Tüm kadınlar klinik ve sosyo-

demografik değişkenlere göre değerlendirilmiştir.

Bulgular: Değerlendirilen gebeliklerin sayısı 100’dür. Bu gebeliklerden on üçünün istenmedik gebelikler olduğu rapor edilmiştir. Bu annelerin beşinde (% 38) şizofreni, 8’inde bipolar yada unipolar bozukluk vardı ve istatistiksel olarak önemli farkları bulunmamaktadır. İki grup arasında yaş, alkol yada madde kullanımı, eğitim yada gelir düzeyleri arasında herhangi bir fark görülmemiştir (p>0.05). İlaç uyumunda da herhangi bir farka rastlanmamıştır (p>0.05); Hastalığın süresi, toplam yatma süresi, gebeliklerin sayısı, toplam canlı doğum sayısında (p>0.05) herhangi bir fark görülmemiştir. Ayrıca psikiyatrik hastalıkla gebelik, gebelik başlangıcında psikotropik ilaca maruz kalma oranı, psikiyatrik semptomların

yeniden oluştuğu gebelik dönemi, gebelik esnasında hastaneye yatırılma sayıları, hastanede kalma süresi ve ECT gerekliliği, intihar teşebbüslerinin sayısı arasında herhangi bir istatistiksel farklılık görülmemiştir (p>0.05); Burada ilginç olan belirtilen değişkenlerde de herhangi bir istatistiksel farklılık göstermemiş olmasıdır. Bunlara ek olarak perinatal komplikasyonlar, doğumsal bozukluk oranları, gebelik ağırlığı ve doğum yaşı konusunda da bu iki grup arasında herhangi bir farklılık yoktur (p>0.05). Ancak postpartum dönemde istem

dışı gebe kalan kadınlar diğer gruptan daha fazla psikotropik ilaç tedavisine ihtiyaç duymuşlardır (p<0.005) ve tedavisi süresi önemli ölçüde daha uzundur (1,2±1,7 karşı 0,8±2,4 ay) (p<0.004). İstenmeyen gebeliklerin olduğu grupta doğurdukları bebeklerine kendilerinin

bakabilme oranı diğer gruptan önemli ölçüde düşük (p<0.05) olup bu gruptaki daha az sayıdaki kadın gebelik öncesinde yada sonrasında bebeğin babası ile yaşamaktadır (p<0.05).

Sonuç: İstenmeyen gebelikler psikiyatrik gruptaki kadınlar için özellikle de bipolar ve şizofreni hastalığı olanlar için önemli bir yük olarak görülmektedir. Ancak perinatal dönemde kültürel farklılıklar görülmeye başlandıkça zorunluluklar bir kültürel ortamda diğerinden farklı olabilir. Bu çalışmada istatistiksel farklılıklar postpartum dönemde ön plana çıkmaktadır. Bu grup daha fazla ilaç tedavisine ihtiyaç duymuş olup postpartum dönemde hastanede yatış süreleri daha fazladır. İstenmeden gebe kalan kadınların bebeğin bakımı için

daha fazla desteğe ihtiyaç duydukları görülmüş olup bu konu doğum öncesi danışmanlıkta dikkate alınmalıdır. Postpartum dönem istenmeyen gebelik grubundaki kadınlar için son derece önemli görüldüğünden postpartum psikiyatrik konsültasyon yapılmalıdır.


Tam Metni görüntülemek için tıklayınız